kamercetintassiirler
3 Takipçi | 4 Takip

SUSUZ EV VE MİMAR SİNAN HİKAYESİ - Yorum

2013-05-23 22:00:00

Susuz Ev ve Mimar Sinanın Hikayesi - Yorum : Kamer Çetintaş   Istanbul devamlı bir su problemi içersindedir   Bu problemin çaresi asırlar öncesi Kanuni zamanında,  Mimar Sinan ın günlerinde konuşulmuşdur ve en büyük çare   Sinan la bulunmuştur.   Istanbul un o günkü nüfusu çoğalınca   Kanuni Sultan Süleyman, Sinan ı huzuruna çağırır.   Der ki:   Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde.   Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar.   Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için bir şeyler düşünmez misiniz?   Mimarbaşı der ki:   Sultanım siz müsaade buyrun, ben Istanbul un çevresini bir dolaşayım   dışarıda mevcut suları Istanbul 'a getirmenin mümkün olup olmadığını   bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap vereyim.     Ve Sinan Ağa atına biner yanına yardımcıların da alır   Çekmece den başlayarak kıyıları dolaşır.   Beşiktaş'a kadar Istanbul un kıyılarında , dereleri, akan suları tespit eder.   Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde, nereye kadar yükselir,   nereden nereye kemer yapılarak Istanbul' a getirilebilir  diye, bunun günlerce hesabını yapar ve   Kanuni nin huzuruna çıkar.   Sultan sorar:   Mimarbaşı, Istanbul 'a, su getirmek mümkün müdür?   Mimarbaşının cevabı:   Belki sultanım, mümkündür   Ancak çok ağır bir şartı var.   Nedir o mimarbaşı   Sutlanım , altın dolu keseleri uc uca dizmek şartıyla ancak, Istanbul ... Devamı

ANLATKİ ÖОRENSİN - Kamer LJetintaşŸ

2013-04-05 20:09:00

Anlat ki Öğrensin..     Bir Çocuk tanıdım Elden ele geziyor Bir Çocuk tanıdım Anasından, babasından ayrı  yaşıyor Bir dediği iki edilmiyor Beklide herkes onu seviyor Ama o bunu bilmeyip, hep ağlıyor     Gündüzleri akranlarıyla sokaklarda Gece odlumu yalnız başına odasında Kimisini duydum, şımarık der Kimisi de bir sopa, dayak ister   Bir Çocuk tanıdım Gözleri bir kıvılcım kadar parlak Eğer dokunursam, korkarım ağlayacak Kanı kaynadı desem belki doğru Yanıma yaklaşıp Bana Sordu     Ablacığım sen bir yabancı Seni sevdim desem, hatamı ? Herkesin dilinde sevgi ve seviyorum kelimesi Söyle, bir yabancıda sevilir mi.. ?   Sevmek nedir ey Çocuk sen bilir misin Sözle söylesen, her kimse gibi dersin Ancak, seni seviyorum dersin.. Oysa ki sevgi, bilmem beni anlaya bilecek misin Kelimelerle anlatılamaz, ele tutulamaz Bak şuracıkta bir kalp çarpıyor Odur ki tek, sevgi nedir biliyor Ama sorsan, sırf çarpıyor, hiçbir şey söylemiyor Varsın karşında benim gibi bir yabancı olsun Ama dilin, seviyorum kelimesinden kaçınmasın..     Sen artık bir yabancı değilsin Ablacığım sen benim sevdiğimsin Sayende bende öğrendim sevmeyi Şimdi anlat bana af etmeyi   Sevmeyi ? Af etmeyi.. ? Şimdi anlıyorum ben seni.. Yavrum sen ki artık Sevmek nedir biliyorum diyorsun.. O zaman inan ki, af etmek Af etmek ne demektir….Onu da biliyorsun.   Kamer Çetintaş / 10.06.1989 ... Devamı

KARDAN ADAMIN G֖ZYAޞLARI - HİKAYESİ

2012-12-04 13:46:00

Bir hastane odasındaydı, gözerini pencereden alamıyordu. Yağan karla birlikte bembeyaz hayallere dalmıştı. Dışarı çıkıp kartopu oynamak, kardan adam yapmak istedi. Ne havanın soğuk oluşu ne de sırtında pijamalarından başka bir giysinin olmayışı,  umurunda bile değildi. Sadece, bembeyaz sokaklarda koşmak istiyordu. Koşmak.. Doyasıya, uçarcasına koşmak.   Dışarı çıkmak için yatağından doğrulmaya çalışırken birden unutmuş olduğu acı gerçeği hatırladı. Gözleri dolu dolu, bir pencerede yağan kara, bir de duvara dayalı duran koltuk değneklerine baktı.   Boğazına düğümlenen hıçkırıklarla, ne olurdu ben de koşsaydım, bende oynayabilseydim, ben de çocukluğumu yaşasaydım ? diye iç geçirerek isyan etti. Küçük bir çocukken geçirmiş olduğu bir kazadan dolayı bu lanet koltuk değneklerine mahkum olmuştu. Ameliyatla düzelebilecekti ancak çok para lazımdı. Ailesi zaten çok fakirdi. Babası amelelik yapıyordu.   Çocuk çok çalışkan olmasına rağmen ilkokulu zorla okudu. Okula annesinin sırtında gidip gelmek çok ağırına gidiyordu. Öğretmeninin ve ailesinin bütün ısrarlarına rağmen orta okula gitmedi. Neye yarayacaktı ki yürüyemedikten sonra ?.. Babası yardım istemek için valiliğe ve daha üst mercilere tekrar tekrar başvurmuş, her defasında yeni sözler almıştı. Bu sözler çocuğa yeni umutlara bağlamıştı. En sonunda vilayetten bir hayırseverin onu ameliyat ettireceği haberi geldi.   Sevinçten uçuyordu, on altısındaydı ama ameliyattan sonra çocuklar gibi koşup oynayacaktı sokaklarda. Kim ne derse desin on altı yılın özlemini çıkaracaktı. Sabah saat sekiz otuzda ameliyat olacaktı. Saatine baktı bir bu... Devamı

OLMASAYDIN OLMAZDIK

2012-11-10 09:10:00

OLMASAYDIN OLMAZDIK ATATÜRK' üm SENİ SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUM Devamı

ATATܜRK - NASIL S֖YLERİM ֖LDÜĞÜNܜ - İLHAN DEMİRASLAN

2012-11-08 22:06:00

  ATATÜRK   Atatürk dedim iptida Önümü ilkledim Nasıl söylerim öldüğünü, Atatürk'üm karşımda. Yatmış uyumuş karlar üstüne Kalpağı başında. Nasıl söylerim öldüğünü, Elinde beyaz tebeşir Geçmiş tahta başına, Atatürk'üm ders verir. Nasıl söylerim öldüğünü, Başında yeni şapkası Yola çıkmış yürümüş, Kalabalık arkası. Nasıl söylerim öldüğünü nasıl, Bir ışık vurmuş yüzümüze. Atatürk'üm bakıyor besbelli Çeki düzen verelim üstümüze. İlhan DEMİRASLAN     Devamı

UYAN - Mustafa EROL ( KerimoğŸlu )

2012-10-27 00:02:00

UYAN - Mustafa EROL ( KerimoğŸlu )  Yorum : Kamer Çetintaş   UYAN   Kısacık ömrümün son demindeyim Kem talihim hala uykuda mısın ? Can havli çekenin sinesindeyim Kem talihim hala uykuda mısın ? Derdi derman diye derde ekledim Umudumu hayallere yükledim Yıllar yılı uyanmanı bekledim Kem talihim hala uykuda mısın ? Göz yaşlarım ekmek oldu aş oldu Kara bağrım vura vura taş oldu Ne yüzüm güldü ne gönlüm hoş oldu Kem talihim hala uykuda mısın? Hayranıyım insanların merdinin Dertlisiyim dertlilerin derdinin Yolcusuyum giden dönmez yurdunun Kem talihim hala uykuda mısın ? Kerimoğlu benim kaderim madem Yaram yar yarası merhemi nidem Muhannet öldürdü yetmeden vadem Kem talihim hala uykuda mısın ? Devamı

L֖SEMİLİ Ç‡OCUKLAR HAFTASI - BENİM ֖MRܜM

2012-10-22 21:09:00

2 - 8 Kasım   Benim Ömrüm ( Tembihlilerdi )     Artık sabah oldu, kalk diyenler Seslenip kaldırmıyor Güneş batmadan evvel, eve gel diyenler Hiç bir şey söylemiyor O kızan yapma,  dur, otur diyen diller Susuyor Anlayamıyorum, bizim evimiz birden, bir garip oldu…   Sokağımızda bakkal amca şekerleri Kaçırmaz Avuç dolusu ceplerime Koyar oldu Kavga ettiğim arkadaşlarım hep beni Sorar oldu Anlayamıyorum, bizim sokağımızda birden, bir garip oldu…   Mutluluk içersinde habersiz ben yaşayıp Coşarken Günler ansızın çok çabuk geçiyor Sanki güneşin Doğmasıyla batması Bir oluyor Anlayamıyorum, benim doyamadığım günlere neler oluyor…       Mevsimden dediler, güneş artık Erken batıyor Oysa mevsimlerden İlkbahar Son günlerini yaşıyor Yeşermiş, çiçeğini açmakta olan ağaçların üzerinde Kuşların sesleri cıvıl cıvıl ötüyor Anlayamıyorum, bende bir garip oldum bu günler     Yatağımda yatar kalkamaz Olduğumda Bakkal amca ve arkadaşlar Kapımızı çaldığında İstemeden bir cümleye tanık olup Duyduğumda ANLADIM, anlayamadığım günleri aradım   Allah’ tan ümidinizi kesmeyin diyor Fakat  acı gerçeği  biliyorlardı Bir teselli vermek istercesine Anneme, babama söylüyorlardı Belli ki artık son günlerim Yaklaşmış dı ANLADIM, anlayamadığım benim ömrüm, neden bu kadar kısaydı…   02.11.2001/ Cuma  Kamer Çetintaş   ... Devamı

DESEMKİ - CAHİT SITKI TARANCI - 13 Ekim 1956

2012-10-13 17:58:00

DESEM Kİ   Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,  Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,  Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,  Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,  Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,  Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,  Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için,  Hava kadar lazım,  Ekmek kadar mübarek,  Su gibi aziz bir şeysin;  Nimettensin, nimettensin !    Desem ki... İnan bana sevgilim inan,  Evimde şenliksin, bahçemde bahar;  Ve soframda en eski şarap.  Ben sende yaşıyorum,  Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.  Günlerden sonra bir gün,  Şayet sesimi fark edemezsen,  Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,  Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol;  Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,  Ve neden sonra  Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,  Hatırla ki mahşer günüdür  Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum. Ortalığa düşmüşüm hala seni arıyorum…   CAHİT SITKI TARANCI   ... Devamı

BU VATAN KİMİN - ޞiir: Orhan ޞaik G֖KYAY - Kamer LJetintaşŸ

2012-09-25 21:40:00

BU VATAN KİMİN Bu vatan, toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır, Bir tarih boyunca onun uğrunda Kendini tarihe verenlerindir…     Tutuşup, kül olan ocaklarında, Şahlanup kan akan ırmaklarından, Hudutlarda gaza bayraklarından Alnına ışıklar vuranlarındır…   Ardına bakmadan yollara düşen, Şimşek olup çakan, sel olup coşan, Huduttan hududa yol bulup koşan, Cepheden cepheyi soranlarındır…   İleri atılup sellercesine, Göğsünden vurulup tam ercesine, Bir gül bahçesine girercesine Şu kara toprağa girenlerindir…   Tarihin dilinden düşmez bu destan, Nehirler gazidir, dağlar kahraman, Her taşı bir yakut olan bu vatan Can verme sırrına erenlerindir…   Gökyay’ ım ne desen ziyade değil, Bu sevgi bir kuru ifade değil, Sencileyin hasmı rüyada değil, Topun namlusundan görenlerindir…   Orhan Şaik GÖKYAY   ... Devamı

HEP AYNI ޞEYLER DEMEYE BAޞLADIK - Kamer LJETİNTAޞ

2012-09-19 01:27:00

Yorum ve Şiir : Kamer Çetintaş   ‘’Hep aynı şeyler’’ demeye başladık   ‘’Hep aynı şeyler ‘’ demeye başladık,  farkında mısınız Şehit haberleri günümüz de, eksilmez oldu Bir yandan anaların babaların feryatları.. Bir yandan,  bu gibi acı olayların bir daha yaşanmaması Başsağlığı dilekleri. ‘’Hep aynı şeyler’’ demeye başladık Oysa ki unutuyoruz, her bir can kendine öz  tek tek gidiyor bu diyardan, acımasızca ‘’Hep aynı şeyler’’ demeye başladık, derken.   Yüreğim kaldırmıyor, haberleri izleyemiyorum artık diyenler.. Elimize aldığımız günlük gazetelere, göz ucu ile bakıp geçiverenler.. ‘’Hep aynı şeyler’’ demeye başladık, farkında mısınız..   Bir ananın yüreği yandığı kadar, yanmıyor yüreğimiz o an nasıl olsa.. Gördüğümüz fotoğraflar siliniyor gözümüzden..bir zaman sonra Oysa o fotoğraflar ana ocağında, her daim gelecekmiş gibi yaşatılıyor   İsimler, isimler sıra halin de Şiddet görmüş, tecavüze uğramış, kesilmiş, asılmış, yakılmış..diri diri gömülmüş, intihar etmiş.. Siliniyor hafızamızdan, bir zaman sonra..   ‘’Hep aynı şeyler’’ derken  Yeni bir can, canından oluyor..farkında mısınız 18 Eylül 2012   Devamı

MUSTAFA KEMALDEN ANNESİNE YAZILMIޞDIR-FAZIL HܜSNܜ DAОLARCA

2012-09-12 17:48:00

MUSTAFA KEMALDEN ANNESİNE YAZILMIޞDIR - FAZIL HܜSNܜ DAОLARCA     Oğlum nasıldır diye düşünüyorsan Gök yüzüne bakıver  Anne Maviliklerden, karanlıklardan geçiyorumdur   Nerede olduğumu düşünüyorsan Dağlara bakıver Anne Dağlar gibi, özgürlük üstüne, soluk alıyorumdur   Ne yaptığımı düşünüyorsan Saatine bakıver Anne Onun işlediği gibi, YURDUM İÇİN ÇALIŞIYORUMDUR.   Fazıl Hüsnü DAĞLARCA   Devamı

BİR DESTANDIR 9 EYLܜL - Sen İzmir Dersin İki Hece

2012-09-09 05:24:00

  Sen İzmir Dersin İki Hece Ben Sevinçten Ağlarım     Sen “9 eylül” dersin iki kelime Ben değişen yazgı anlarım  Özgürlük anlarım, bağımsızlık…  Sen “İzmir” dersin iki hece Ben sevinçten ağlarım   Tarihin başı mı dönmüş  Şimşek hızıyla geldiklerinde ?  Şaşırmış mı toprak  Ayakları yere değmeyen atlar geçerken ?  Önce deniz mi görmüş  Kavruk yüzlü neferleri ?  Bugün 9 eylül Tam sırasıdır canlandırmanın hatıraları…   Sen 9 eylül dersin iki kelime  Ben onurlu bir halk anlarım Rüzgarın çevirdiği sayfa anlarım  Sen “İzmir” dersin iki hece  Ben saygıyla ayağa kalkarım…    Haluk IŞIK     9 Eylül İzmir ‘ in Kurtuluşu Kutlu Olsun   Devamı

BANA BİR SESLENEN VAR - Orhan ޞaik G֖KYAY

2012-09-08 03:32:00

  Yorum : Kamer ÇETİNTAŞ   BANA BİR SESLENEN VAR   Adını bilmediğim, hiç işitmediğim Bir yerlerden bana bir seslenen var… Senin bilmediğin, benim gitmediğim Bir yerlerden bana seslenen var…   Dallarını eğip de tutamadığım, Hoş yemişlerinden tadamadığım, Gölgesi altında yatamadığım, Ağaçlar içinden bana bir seslenen var…   Bazı yakınlardan, bazı ıraklardan, Kimi meyvelerden, kimi yapaklardan, Yoldan gelmişlerden, yola çıkacaklardan, Yolun kendisinden bana bir seslenen var…   Bir kervana köle deseler satsalar, Geçen bulutlara su olsam katsalar, Beni benden alıp bırakıp gitseler, Gidilmez yerlerden bana bir seslenen var…   İklimler dışından, iklimler içinden, Varmışla yokmuş tan ve Çin’ den Maçin’ den Gelecek günlerin çoktan geçmişinden, İşte bir yerlerden bana bir seslenen var…   ORHAN ŞAİK GÖKYAY   ... Devamı

30 AĞUSTOS' TA ŞEHİTLER - FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

2012-08-30 09:10:00

ŞİİR : FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA YORUM : Kamer Çetintaş     30 AĞUSTOS’TA ŞEHİTLER     Hayır göllere çıkmadık ana Kaldı dağlarda kanlı gövdemiz. Mutluysa ulus köy köy Özgürse bayrak Soluk alıyoruz demektir işte biz.   Gökyüzü müdür nedir Sırtımızda masmavi bir yük, Yaprakları allıca yalaz Savaş günü ölüm ormanları arasından Yürüdük.   Sakınmadık kendimizi neymiş ki Yurt uğruna el ayak göz Ağzımızda kaldı gencecik donuverdi Bir kurşunla Yaşamak dedikleri söz.   30 Ağustos geldi mi parlarız işte Top sesleri süngü sesleri sarar ovayı düzü. Dağ başları duyar mı bilmem Düşümüzde analar gelinler dedeler çocuklar Bizi kanar yeryüzü.   FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA S.689   Devamı

SESSİZ GEMİ - YAHYA KEMAL BEYATLI - HİKAYESİ

2012-08-29 16:09:00

  Yorum : Kamer Çetintaş     Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.   Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.   Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.   Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.   Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.   Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden. Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden     Sessiz Gemi Şiirinin, şiire hayat veren şairi Yahya Kemal Beyatlı... Güzelliği ile dillere destan olan Celile Hikmet Hanım başrolde bu şiirde... Celile Hikmet hanım soyadını Nazım Paşa'nın oğlu Hikmet Bey'den almaktadır. Hikmet Bey, NazımHikmet'in babasıdır. Celile Hanım geçimsizlik dolayısıyla boşanmıştı Hikmet Bey'den. O sıralarda Nazım Hikmet'in şiir hocalığını yapıyordu Yahya Kemal Beyatlı, eve gelip giden Yahya Kemal ile Celile hanım arasında bir aşk filizlenmişti... Bu yakınlaşmayı fark eden Nazım Hikmet, o sıralarda daha genç tabi, Yahya Kemal'in cebine "Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz..." yazan bir not bırakır... Bu notu gören Yahya Kemal tedirgin olur ve Nazım Hikmet ile karşılaşmaktan çekinir. Yahya Kemal, Celile Hanıma büyük bir kıskançlık duyuyor ama bir o kadarda evlilikten kaçıyordu. O evlilik hiç birzaman olmadı, Nazım Hikmet büyük bir şair oldu ve yazdığı şiirlerden dolayı hapise düştü. Annesi onun kurtulması için açlık grevi dah... Devamı

ޞEKERLERİNİZ LJOCUKLAR - BUGܜN BAYRAM

2012-08-19 23:07:00

ޞEKERLERİNİZ LJOCUKLAR - BUGܜN BAYRAM Devamı

YAZABİLİRMİSİN

2012-07-09 23:51:08

YAZABILIRMISIN        bir şiir yazabilir misin, diller de dolaşan   dolaşdıkca eserin, notalar da bir nağme olan   o nağme ki rüzgar gibi esen, esintisi diyar diyar dolaşan   dolaştığı her yerde bırakacağı iz, hep aynı olan.       yazabilir misin söyle       bir şiir yazabilir misin, tüm acıları dille getiren   okuyan ve dinleyenlerin, yalnız ben mi düşüncesini yok ettiren   düşünceler her birimizi bilinmezlere götürse de, haykırışlar ın duyulduğu   yankılarının her yerde, hep aynı olduğunu       yazabilir misin söyle       bir şiir yazabilir misin, kelimelere cümle olan   onca yazılmış cümlelere, bir anlam kazandıran   renklerin ahengini, tek kalemin ile gösterebilen   birbirlerini anlayamaz olan dillere, eserin olsun anlatabilen       yazabilir misin söyle   06.08.2007 / Kamer ÇETİNTAŞ Devamı

AYNALAR - Şiir : Ahmet Hamdi TANPINAR

2012-06-10 04:03:30

Yorum Kamer Çetintaş Şiir : Ahmet Hamdi TANPINAR   AYNALAR   Bir sonu gelmeyen rüyaya dalar Akşam, odalarda fersiz aynalar. Durgun sularında hepsinin yer yer Eski bir hatıra sanki genişler, Maziden yadigar kalan bir hisle.   Serpilen yağmurla, örtülen sisle Birden kapanıp da akşamın ufku, Gereken asabı hasta bir uyku Bir hayal ufkudur kalplerimize, Aynalar ki sessiz anlatır bize Maziye karışan günlerimizi.   Bizden iyi tanır aynalar bizi… O vefalı kalbe benzer ki onlar, Bir küçük vesile maziye yollar. Mazi, bir akşamın penceresinden Kalplerde, gözlerde yaş seyredilen O uzak ve hasret ışıklı fecir, Ümitsiz ruhuna son tesellidir.   Her bakışta çizer bu kederli su, Ömrümüzün geniş bir tablosunu. Bir tablo ki, ne renk, ne çizgisi var Fakat her hatıra içinde yaşar.. Ve derinliğinden bizlere güler, Kalbi kalbimizde çarpan ölüler.   Ahmet Hamdi Tanpınar ... Devamı

ANNE - ŞİİR SAMED VURGUN

2012-05-28 13:54:56

Azerbaycan Şairlerinden  Samed Vurgun (  1906 – 27 Mayıs 1956 )   Anne     Pek çocukken yere gömdüler seni, Hayata kanatsız attılar beni. Bak nasıl bozuldu ömrüm düzeni, Sensiz hayat bana zindandır anne. Koynunda saklıdır güzel dilekler, Layık dır secdeye sana melekler. Nerdesin, gözlerim hep seni bekler, Bak evladın sensiz gir yan dır anne. Sen bir güneş idin-doğdun da battın, Yazık evladını gamlara attın. Söyle bana hangi arzuna çattın, Topraklarda nice zamandır anne. Bir ah çeksem sensiz kopmaz mı tufan, Ömrümü veririm yolunda kurban. Yumuk gözlerini aç da bir uyan, Şimdi zaman başka zamandır anne. Şimdi ne haldesin bilmek isterim, Dertlerimi senle bölmek isterim. Seni görmek için ölmek isterim, Tesellim ah ile figandır anne.     Samed Vurgun   Devamı

ELLERİME GÜNEŞ DÜŞTÜ

2012-04-22 22:35:34

Yorum : Kamer Çetintaş Şiir : Pervin Beyhan TEKTEL   ELLERİME GÜNEŞ DÜŞTÜ   Oğul, oğul Senden sonra hayatımda çok şeyler değişti İçtiğim su bile, seninle lezzetliymiş. O çok sevdiğin yemeği pişirmez oldum. Meğer yaşamak seninle güzelmiş. Ne gün saydım ardından, ne hafta ne Ay. Saatler nefesinle dönermiş. Hep bekledim seni oğul, hep bekledim. Ellerime güneş düştü, üşüdüm Sen gelmedin. Dün gece gökyüzüne baktım. Ay dolunaydı. Kendimce çizdim seni Ay’ ın beyazına Ay dedim de oğul, aklıma bir şey takıldı. Bizim bakkalın oğlu Mehmet Can’ ı her gördüğümde, Sana benzetip, pür dikkat seyrederim. Hiç alakanız yok oysa. Sen biraz esmerce, o buğday tenli. Senin gözlerin iki kara zeytin tanesi, Onun ki ise deniz mavisi. Ne boyunuz posunuz benzer birbirine, Ne saçlarınızın rengi. O da sen gibi anasının bir tanesi. Her sabah bana bir ekmek getirir. O zaman sarılırım, koklarım. Mehmet Can’ ı sen diye öperim. Ama o sen değilsin be oğul. Kömür gözlüm, ömür törpüm. Ocağımın dibek taşı, Bacamın tüten dumanı. Hep bekledim seni oğul, hep bekledim. Ellerime güneş düştü, üşüdüm. Sen gelmedin. Hiç adetim değil ama. Geçenlerde gündüz vakti uyuyakalmışım. Rüyamda seni gördüm oğul. Boyuna posuna kurban olduğum. Endamına vurulduğum. Yarısına değil, Tüm yüreğimi yanında yolladığım. Kömür karası gözlerini ellerime yazdığım. Körüksüz yangınım. Yemyeşil bir bahçede. Arkadaşlarınla oturmuş neşeli türküler söylüyordun. İnanır mısın oğul ? Ben de s... Devamı