kamercetintassiirler
3 Takipçi | 4 Takip
Kategorilerim

Şiir

Sağlık

Müzik

Diğer İçeriklerim (61)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (3)

KARDAN ADAMIN G֖ZYAޞLARI - HİKAYESİ

2012-12-04 13:46:00

Bir hastane odasındaydı, gözerini pencereden alamıyordu.

Yağan karla birlikte bembeyaz hayallere dalmıştı.

Dışarı çıkıp kartopu oynamak, kardan adam yapmak istedi.

Ne havanın soğuk oluşu ne de sırtında pijamalarından başka bir giysinin olmayışı,

 umurunda bile değildi.

Sadece, bembeyaz sokaklarda koşmak istiyordu.

Koşmak.. Doyasıya, uçarcasına koşmak.

 

Dışarı çıkmak için yatağından doğrulmaya çalışırken birden unutmuş olduğu

acı gerçeği hatırladı.

Gözleri dolu dolu, bir pencerede yağan kara, bir de duvara dayalı duran koltuk değneklerine baktı.

 

Boğazına düğümlenen hıçkırıklarla, ne olurdu ben de koşsaydım, bende oynayabilseydim,

ben de çocukluğumu yaşasaydım ? diye iç geçirerek isyan etti.

Küçük bir çocukken geçirmiş olduğu bir kazadan dolayı bu lanet koltuk değneklerine mahkum olmuştu.

Ameliyatla düzelebilecekti ancak çok para lazımdı.

Ailesi zaten çok fakirdi. Babası amelelik yapıyordu.

 

Çocuk çok çalışkan olmasına rağmen ilkokulu zorla okudu.

Okula annesinin sırtında gidip gelmek çok ağırına gidiyordu.

Öğretmeninin ve ailesinin bütün ısrarlarına rağmen orta okula gitmedi.

Neye yarayacaktı ki yürüyemedikten sonra ?..

Babası yardım istemek için valiliğe ve daha üst mercilere tekrar tekrar başvurmuş,

her defasında yeni sözler almıştı.

Bu sözler çocuğa yeni umutlara bağlamıştı. En sonunda vilayetten bir hayırseverin onu ameliyat ettireceği haberi geldi.

 

Sevinçten uçuyordu, on altısındaydı ama ameliyattan sonra çocuklar gibi koşup oynayacaktı sokaklarda.

Kim ne derse desin on altı yılın özlemini çıkaracaktı.

Sabah saat sekiz otuzda ameliyat olacaktı.

Saatine baktı bir bucuğa geliyordu. Gözlerine uyku girmedi.

Heyecandan içi içine sığmıyordu. Birden aklına kar geldi.

Ya sabaha kadar kar erirse ? diye düşündü.

 

Hem doktor ona ameliyattan ancak iki hafta sonra yürüyebilirsin demişti.

O zamana kadar karlar çoktan erirdi. Nasıl olsa uykusu da yoktu.

Vakit bir türlü geçmek bilmiyordu. Güçlükle uzanarak koltuk değneklerine ulaştı.

Ilk defa birinin yardımı olmadan ayağa kalktı.

Önce sendeledi, düşecek gibi oldu.

Sonra dengesini sağlayarak değneklerin yardımıyla yürümeye başladı.

Gürültü yapmamalıydı, nöbetçi doktor ve hemşireye görünmeden asansöre ulaştı.

Alt kata indiğinde kapıdaki nöbetçi uyumuştu.

 

Onu uyandırmadan dışarı çıktığına sevinmiş, bu gece şans benden yana diye gülmüştü.

Bahçeye çıktığında ameliyatı unutmuştu bile. Hayatında gördüğü ilk kardı bu.

Elini kara ilk attığında kalbi duracak gibi oldu.

Sonra biraz ilerde çocukların yapmış olduğu kardan adamı gördü.

Yanına gitmek istiyordu, fakat değneklerle karda yürümek çok zordu.

 

Daha bir kaç adım atmıştı ki yere düştü. Canın yanmasına aldırış bile etmeden, sürünerek kardan adamın yanına gitti.

 

Ne kadar da güzeldi. Yaşanmamış bir çocukluğun saflığı ile kardan adamla konuşmaya başladı.

Seninle aynıyız kardan adam dedi. İkimiz de yürüyemiyoruz. Arkadaşların sana ayak yapmayı unutmuşlar.

 

Benimse ayaklarım var ama yürüyemiyorum. Ben yarın ameliyat olacağım biliyor musun ?

 

Tekrar yürüyebildiğim zaman karlarda doyasıya koşup oynayacağım

 

ve sana söz veriyorum ayaksız kardan adam yapmayacağım dedi.

 

Ona geçmişinden ve hayallerinden bahsetti.

 

Bembeyaz gelinlikler içinde ne kadar güzel bir gelin olacağını anlattı, tıpki kar gibi..

Yorulmuştu

 

Yavaş yavaş uykusu geliyordu

ve uyudu..

 

Sabah doktorlar yatağında bulamadılar çocuğu.

Öğlene doğru onu kar beyaz ölüme sürükleyen bir beyaz hayalin kucağında buldular.

Hiç kimse bilemedi onun umutlarını..

Hayallerini..

 

Ne doktorlar, ne annesi, ne de babası.

Yalnızca erimekte olan kardan adam..

Eriyordu kardan adam, çocuğun ümitleri, hayalleri gibi

ve bir başka bahara çocuk, bir başka bahara derken ağlıyordu.

Kardan adamın gözyaşları ebedi ayaksız kalacak kardan adamlar için mi

Yoksa çocuğun yaşanmamış yılları için midir, bilinmez.

 

 

125
0
0
Yorum Yaz