kamercetintassiirler
3 Takipçi | 4 Takip
Kategorilerim

Şiir

Sağlık

Müzik

Diğer İçeriklerim (61)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (3)

BARIŞ MANÇO - DUT AĞACI

2013-02-01 19:45:00

Bu sabah doğup büyüdüğüm mahallenin sokaklarında dolaştım

 

Çocukluğumu, tekrar yaşamak istedim bu sabah

 

Ve bir an keşke bugün hiç olmasaymış diye düşündüm keşke dün dün kalsaymış

 

Şu sağda ki iki katlı ev Nezahat hanımlarındı galiba

 

Yok yok bu Yekta beylerinki olmalıydı Nezahat hanımlarınkinin yanı, top oynadığımız boş arsaydı

 

Iyi ama nerde boş arsa ya bakla tarlası, peki taş mektep nerdeler kimler götürdü

 

Kimler çaldı o güzelim anılarıbenden.

 

Birden Rıza amcayı gördüm, yine o dut ağacının altında oturuyordu.

 

Koştum ellerine sarıldım önce tanımadı sonra Rıza amcanın, sımsıcak ellerinde

 

çocukluğumu yeniden yaşamaya başladım

 

Tam karşımızda ki evin üçüncü katında otururlardı.

 

On dört yaşında boyanmaya başladığından mahalleli sonunu iyi görmezdi

 

Doğrusu bu kız çok tango olmuş derlerdi

 

Evlenip iki sokak öteye taşınmışlar.

 

Eskisi gibimi diye sordum

 

Eskisi gibiymiş biraz kilo almış o kadar olsun, kim bilir kilolu olmak bile ne yakışımışdır ona,

 

Zaten ne yakışmazdı ki

 

 

Rengini beğenmedim bugün Rıza amca üstelik bayağı süzülmüşsün.

 

Tabi gece hayatı içki sigara bakmıyorsunuz ki kendinize

 

Ilahi Rıza amca birlikler umumi katipliğinden emekli oluverdi.

 

Gecesi gündüzü bu dut ağacının altında geçerdi

 

Son üç sadrazamı

 

ve Cumhuriyetten bu yana bütün başvekilleri sırasıyla ezbere bilir

 

Bize de saydırırdı çocukluğumuzda

 

Hala hatırlıyor musun diye sordum ?

 

Hatırlıyor muyum hiç unutmamıştım ki.

 

Bilekten bağlı açık sandaletler giyerdi

 

Nedense pek derin bir iz bıraktı bende bu sandaletler

 

Bir de kol altları genişçe oyulmuş pembe bulüzü

 

Ilk sigarasını yakışımı hatırlıyorum da.

 

Ne gururlanmıştım yarabbim nasıl bakmıştı gözlerime yıllar yılı bu bakışlarla yaşadım

 

Onlarla uyudum

 

Onlarla uyandım

 

Şimdi kim bilir hangi eller yakıyordur sigarasını, oysa bu dut ağacın altında

 

 

Söz vermiştim söz söz söz hep lafta kaldı dedi Rıza amca

 

Yıkılmadık ev bırakmadılar mahallede evlerle beraber.

 

Bahçeler de yok oldu.

 

Bir şu dut ağacı kaldı onu da kesmeseler bari

 

Birden gözleri parladı

 

Sahi sen televizyona filan çıkıyorsun dedi.

 

Tabi ya seni dinlerler bir seferinde

 

Şöyle çık pat pat söyle, şu dut ağacını kesmesinler de

 

Aslında dizlerinde derman olsa nafa vekilini bile çıkarırdı.

 

Rıza amca gençler ne güne duruyordu ki

 

Söz verdim Rıza amcaya

 

Dut ağacını kestirmeyeceğime söz verdim

 

Dünü bilmeden bugünü yaşamanın bedeli öylesine ağırdı ki.

 

 

 

Yarını bugünden kurtarmak için, hayatımda ikinci kez söz verdim

 

Birinciyi tutamamıştım ama, ikinci sözümü tutacağıma söz vermiştim

 

 

 

SAYGI VE SEVGİ İLE ANIYORUZ...

 

 

21
0
0
Yorum Yaz